Tavsiye mesajı gönder

 
Home > Turkey > Profesyoneller > Yaratıcı Fikirler > Uluslararası Mimari Projeler > Çeşitli Konutlar > Diğer Binalar > Swanla

Swanla

1 2 3 4 5 6    Çizimler    PDF

R296-007_h424.jpg
R296-007_h424.jpg
2665-01-LOI_w568_h424.jpg
2666-01-LOI_w568_h424.jpg
2664-01-LOI_w568_h424.jpg
2498-01-LOE_h424.jpg
2489-01-LOE_568_h424.jpg
2471-01-LOE_w568_h424.jpg
2480-01-LOE_w314_h424.jpg
R296-001_h424.jpg
 
Konum 
Zevenhuizen, Rotterdam’ın kuzey bölümündeki havza içinde yer alan çok sayıdaki küçük köylerden birisidir. Şehir merkezinden 16 kilometre uzaklıkta olup iki çevreyolunun arasındaki “ insan eliyle denizden kazanılmış” düz kırsal alan içinde konumlanmıştır.

Swanla’nın konut kompleksi 11.680 metrekarelik bir etkin yaşam alanı (BVO) üzerinde bulunan teraslı 48 ev ve 41 kiralık daireden oluşmaktadır. Konut kompleksinin etkin yaşam alanı ise biri yaklaşık 50 metre genişliğinde ve 130 metre uzunluğunda diğeri de aynı genişlikte ancak 85 metre uzunluğunda olan iki “adacıktan” oluşmaktadır. Swanla Catsburg’da yaşayan sakinlerin büyük bir çoğunluğu buraya yakın çevreden gelip yerleşmiştir, bir başka ifadeyle bu konut konseptinin “kendisine özgü özel niteliğinin” cazibesine kapılan çok sayıda yaşlı insan bu yerleşim alanını tercih etmiştir.

Konut birimlerinin zemin planlarının tamamı 5.4 metre genişliğinde ve 11 veya 12 metre derinliğindeki standart ölçüler esas alınarak yapılmıştır. Bu yerleşim alanında yaşam alanları 109 ile 190 metrekare arasında olan değişik tipte daireler bulunmaktadır, diğer taraftan dubleks dairelerin yaşam alanları 141 ile 196 metrekare arasında değişmektedir.
Konum 
Zevenhuizen, Rotterdam’ın kuzey bölümündeki havza içinde yer alan çok sayıdaki küçük köylerden birisidir. Şehir merkezinden 16 kilometre uzaklıkta olup iki çevreyolunun arasındaki “ insan eliyle denizden kazanılmış” düz kırsal alan içinde konumlanmıştır.

Swanla’nın konut kompleksi 11.680 metrekarelik bir etkin yaşam alanı (BVO) üzerinde bulunan teraslı 48 ev ve 41 kiralık daireden oluşmaktadır. Konut kompleksinin etkin yaşam alanı ise biri yaklaşık 50 metre genişliğinde ve 130 metre uzunluğunda diğeri de aynı genişlikte ancak 85 metre uzunluğunda olan iki “adacıktan” oluşmaktadır. Swanla Catsburg’da yaşayan sakinlerin büyük bir çoğunluğu buraya yakın çevreden gelip yerleşmiştir, bir başka ifadeyle bu konut konseptinin “kendisine özgü özel niteliğinin” cazibesine kapılan çok sayıda yaşlı insan bu yerleşim alanını tercih etmiştir.

Konut birimlerinin zemin planlarının tamamı 5.4 metre genişliğinde ve 11 veya 12 metre derinliğindeki standart ölçüler esas alınarak yapılmıştır. Bu yerleşim alanında yaşam alanları 109 ile 190 metrekare arasında olan değişik tipte daireler bulunmaktadır, diğer taraftan dubleks dairelerin yaşam alanları 141 ile 196 metrekare arasında değişmektedir.
İç mimari ve yapı
Dairelerin alt katına, bir üst kata bağlantıyı sağlayan tek bir merdiven kullanılarak girilmektedir. Değişik tüm yerleşim planları aslında aynı tasarım projesine dayanmaktadır: Açık mutfağı olan ferah bir oturma odası, iki veya üç yatak odası, dışarıya bakan bir balkon veya revaklı/kolonlu sundurma veya galeri veya iç bahçeye (avluya) bakan bir teras. Bu yerleşim planlarına göre, büyük camlı cephelerden ve çatı pencerelerinden süzülen gün ışığından tüm odalar yararlanabilmektedir. Bu durum her iki taraftan gün ışığı alabilen köşe dairelerde özellikle belirgindir.

Planlarda dairelerin iç donanımları sadece en gerekli olan öğelerle sınırlandırılmıştır. Alıcılar, yerleşim planını kişisel ihtiyaç ve isteklerine göre seçmektedir. Ancak alıcıların tercih imkânları sadece yukarıda belirtilen yerleşim planıyla sınırlı değildir; alıcılar ayrıca evlerinin görünümü ile ilgili olarak da son kararı verebilmektedir; örneğin ilave bir oda yaratmak için garajlar evin dışına da yapılabilmektedir. Mali imkânların elvermesi durumunda alıcılar mümkün olan durumlarda evlerine bir kat daha ilave edebilmektedirler. Bu halen mevcut katların üzerine tek eğimli bir çatının yerleştirilmesiyle mümkün olmaktadır.

Merdivenler birbirleri ile rastgele bırakılmış Mikado çubukları gibi kesişmekte ve böylece merdivenler arasında birbirinden farklı ancak geniş alanlar oluşması ve görüş açıları yaratılabilmesi mümkün olmaktadır. Büyük panoramik pencereler sayesinde giriş alanı açık, ferah ve aydınlık görünmektedir.

Mimarlar konut kompleksinin iç mekânları için de işlevsel ve mekânsal yönlerden etkin ve geçerli bir konsepti özenli ve ince bir şekilde planlayıp geliştirmişlerdir. Şöyle ki: Pergola, çardak ve kameriyeleri rüzgardan korumak için ahşap ve cam panellerden bir konstrüksiyon yapılmıştır. Bu konstrüksiyonun yapımında ayrıca aynen merdivenlerde olduğu gibi prefabrik beton elemanlar – kullanılan minimal malzemelere çok uygun- kullanılmıştır. Pergolaya konut sakinleri tarafından yerleştirilen bank, yerleşim planının ve mimari kurgunun konut sakinleri tarafından kabul edilip benimsendiğini ifade etmektedir.
İç mimari ve yapı
Dairelerin alt katına, bir üst kata bağlantıyı sağlayan tek bir merdiven kullanılarak girilmektedir. Değişik tüm yerleşim planları aslında aynı tasarım projesine dayanmaktadır: Açık mutfağı olan ferah bir oturma odası, iki veya üç yatak odası, dışarıya bakan bir balkon veya revaklı/kolonlu sundurma veya galeri veya iç bahçeye (avluya) bakan bir teras. Bu yerleşim planlarına göre, büyük camlı cephelerden ve çatı pencerelerinden süzülen gün ışığından tüm odalar yararlanabilmektedir. Bu durum her iki taraftan gün ışığı alabilen köşe dairelerde özellikle belirgindir.

Planlarda dairelerin iç donanımları sadece en gerekli olan öğelerle sınırlandırılmıştır. Alıcılar, yerleşim planını kişisel ihtiyaç ve isteklerine göre seçmektedir. Ancak alıcıların tercih imkânları sadece yukarıda belirtilen yerleşim planıyla sınırlı değildir; alıcılar ayrıca evlerinin görünümü ile ilgili olarak da son kararı verebilmektedir; örneğin ilave bir oda yaratmak için garajlar evin dışına da yapılabilmektedir. Mali imkânların elvermesi durumunda alıcılar mümkün olan durumlarda evlerine bir kat daha ilave edebilmektedirler. Bu halen mevcut katların üzerine tek eğimli bir çatının yerleştirilmesiyle mümkün olmaktadır.

Merdivenler birbirleri ile rastgele bırakılmış Mikado çubukları gibi kesişmekte ve böylece merdivenler arasında birbirinden farklı ancak geniş alanlar oluşması ve görüş açıları yaratılabilmesi mümkün olmaktadır. Büyük panoramik pencereler sayesinde giriş alanı açık, ferah ve aydınlık görünmektedir.

Mimarlar konut kompleksinin iç mekânları için de işlevsel ve mekânsal yönlerden etkin ve geçerli bir konsepti özenli ve ince bir şekilde planlayıp geliştirmişlerdir. Şöyle ki: Pergola, çardak ve kameriyeleri rüzgardan korumak için ahşap ve cam panellerden bir konstrüksiyon yapılmıştır. Bu konstrüksiyonun yapımında ayrıca aynen merdivenlerde olduğu gibi prefabrik beton elemanlar – kullanılan minimal malzemelere çok uygun- kullanılmıştır. Pergolaya konut sakinleri tarafından yerleştirilen bank, yerleşim planının ve mimari kurgunun konut sakinleri tarafından kabul edilip benimsendiğini ifade etmektedir.
İç mimari ve yapı
Dairelerin alt katına, bir üst kata bağlantıyı sağlayan tek bir merdiven kullanılarak girilmektedir. Değişik tüm yerleşim planları aslında aynı tasarım projesine dayanmaktadır: Açık mutfağı olan ferah bir oturma odası, iki veya üç yatak odası, dışarıya bakan bir balkon veya revaklı/kolonlu sundurma veya galeri veya iç bahçeye (avluya) bakan bir teras. Bu yerleşim planlarına göre, büyük camlı cephelerden ve çatı pencerelerinden süzülen gün ışığından tüm odalar yararlanabilmektedir. Bu durum her iki taraftan gün ışığı alabilen köşe dairelerde özellikle belirgindir.

Planlarda dairelerin iç donanımları sadece en gerekli olan öğelerle sınırlandırılmıştır. Alıcılar, yerleşim planını kişisel ihtiyaç ve isteklerine göre seçmektedir. Ancak alıcıların tercih imkânları sadece yukarıda belirtilen yerleşim planıyla sınırlı değildir; alıcılar ayrıca evlerinin görünümü ile ilgili olarak da son kararı verebilmektedir; örneğin ilave bir oda yaratmak için garajlar evin dışına da yapılabilmektedir. Mali imkânların elvermesi durumunda alıcılar mümkün olan durumlarda evlerine bir kat daha ilave edebilmektedirler. Bu halen mevcut katların üzerine tek eğimli bir çatının yerleştirilmesiyle mümkün olmaktadır.

Merdivenler birbirleri ile rastgele bırakılmış Mikado çubukları gibi kesişmekte ve böylece merdivenler arasında birbirinden farklı ancak geniş alanlar oluşması ve görüş açıları yaratılabilmesi mümkün olmaktadır. Büyük panoramik pencereler sayesinde giriş alanı açık, ferah ve aydınlık görünmektedir.

Mimarlar konut kompleksinin iç mekânları için de işlevsel ve mekânsal yönlerden etkin ve geçerli bir konsepti özenli ve ince bir şekilde planlayıp geliştirmişlerdir. Şöyle ki: Pergola, çardak ve kameriyeleri rüzgardan korumak için ahşap ve cam panellerden bir konstrüksiyon yapılmıştır. Bu konstrüksiyonun yapımında ayrıca aynen merdivenlerde olduğu gibi prefabrik beton elemanlar – kullanılan minimal malzemelere çok uygun- kullanılmıştır. Pergolaya konut sakinleri tarafından yerleştirilen bank, yerleşim planının ve mimari kurgunun konut sakinleri tarafından kabul edilip benimsendiğini ifade etmektedir.
Dış mekanlar
Zemin katta teraslar birbirine doğru açılmaktadır. Yer zemininden itibaren ve alçak seviyede, sade bir şekilde tasarlanmış olan ahşap saksı ve ayraçlar dış mekânlardaki ağaç ve bitkilerle ekili olan ortak alanları birbirinden ayırmaktadır.

Konut kompleksinin dış görünümünün adeta simgesi olan veya bir başka ifade ile konut kompleksinin dış görünümünü karakterize eden şeklinin büyüklüğü iç mekânlara doğru adeta bir aile ortamına dönüşmektedir. Kişisel ve açık alanlar arasındaki ayırımda herkes duruma ve kendisine göre, sosyal olarak kiminle ilişki kurabileceğini veya kiminle kuramayacağını – Hollandalılara özgü bir tema - seçebilir.

Kısıtlı sayıda firmanın katıldığı bir yarışma (şehir çalışmalarını sunmaları için sadece üç büroyu davet etmişti) sonucunda kazanan Drost + van Veen, projenin planlanmasına 2000 yılında başladılar ve bina kompleksi 2005 yılının ilk aylarında tamamlandı.

Mimar Evelien van Veen bina kompleksi ile ilgili olarak görüşlerini dile getirirken önem verdiği bir konuyu şu sözleriyle vurgulamaktadır: “Müşterinin talebi üzerine, evlerin önüne araba park edilmemesi gerekiyordu. Bu talep Zevenhuizen gibi küçük bir köy için o zamana kadar hiç rastlanmamış ve hiç alışılmamış bir talepti.” Ve projenin sonunda da bu talep yerine getirildi. Fevkalade geniş yola rağmen binaların önünde hiçbir araba bulunmamaktadır, zira sakinlerin büyük bir çoğunluğu arabalarını kompleksin yer altı garajına veya evlerinin yakınına park etmektedir.
Konsept 
Sosyal Konut Yapımı – çözülmesi gereken ekonomik bir sorun
Hollanda’da son yıllarda sosyal konut alanında çok sayıda çalışma yapıldı. Bununla birlikte kaliteli ev ihtiyacı yine de giderek artmaktadır. Sosyal konut tipi evler Utrecht, Rotterdam ve Amsterdam’da yapılmaktadır; ancak şehrin epey uzağındaki mücavir alanında Zevenhuizen gibi küçük bir köyde sosyal konut inşası çok nadir duyulan ve yaşanan bir olgudur. Rotterdam’daki genç mimarlık bürosu Drost + van Veen bu zorluğu görmelerine rağmen yine de projenin riskini üstlenmek istediler.

Bir proje geliştirme ve taahhüt şirketi olan Woonpartners Midden Holland, Swanla’daki köyün uç kısmında bulunan ve daha önce tarım amacıyla kullanılan iki hektarlık alanda konut projesi için yatırım yaptı. Programın temel amacı dar gelirli ve daha yüksek gelirli vatandaşlara tek bir alanda yapılacak konut geliştirme projesi vasıtasıyla konut temin etmekti. Mimarlar, bu programa harfiyen uyarak, kiralık daireler, satılık daireler, çatı katları, tek ailenin oturacağı müstakil evler ve teraslı evler gibi çok sayıda parçadan oluşan ve adeta şaşırtıcı bir yap-boz gibi bir mimari proje tasarladılar. Tüm bu çalışmaların sonucunda ise mükemmel, homojen yapıda ve kompakt bir kent-planlaması konseptinin yaşama geçmesi sağlandı.
Mimar: Drost+van Veen Architecten | Hollanda | Fotoğrafçı: Torben Eskerod

İnsanlar birbirlerinden farklı özelliklere sahip bireylerdir. Rotterdam’lı genç mimarlar Drost + van Veen, Zevenhuizen’ın eteklerindeki Swanla konut projesini tasarlarken yukarıdaki bu ilkeyi hiç unutmadılar ve gerçekleştirmeye çalıştılar. Bu felsefe ile yaptıkları tasarımda, her biri farklı ölçü ve boyutlarda olan, kiracılar ve ev sahipleri tarafından kullanılan daireler, müstakil evler, çatı katları ve teraslı evler - tümü mükemmel bir uyum içinde birleştirilerek - homojen ve kompakt iki konut bloğu haline dönüştürülmüştür.
Malzemeler ve yapı 
Mimar, konut projesi ile ilgili olarak düşüncelerini esprili bir şekilde şöyle açıklıyor “bu konut projesinde sadece eski klinker gibi iyi malzemeler kullanıldı”. Gerçekten de, kısıtlı finansal kaynaklara rağmen, mimarlık bürosu inşaat malzemelerinin seçiminde özel bir özen ve önem göstermiştir. Bölgenin kendine özgü niteliğine uygun tipik taş ile tuğla seçilmiş ve kullanılmıştır.

Drost + van Veen’in projelerinde bina, malzemeler ve diğer inşaat malzemeleri kapsamı konusunda geleneksel şekil ve biçimler her zaman yönlendirici bir rol oynamıştır:

Örneğin Swanla’nın çatısında kullanılan küçük kiremitler projenin köy ölçeği konusunda duyulan duyarlılığı göstermektedir. Seramik kiremitlerin gökyüzüne doğru hafif bir yatay eğimleri bulunmakta ve her ne kadar yılın bu zamanında nadir de bulunsa güneş ışınlarını iç mekânlara doğru yansıtmaktadır. Üç katlı teraslı evler burada başlamaktadır ancak bu evlerde de aynı malzemeler kullanılmıştır.

Koyu renkli kamuflaj benzeri paneller, bir bant veya yatay olarak geriye doğru uzaman kesintisiz tuğla kırmızısı tabana eşlik eden tek eğimli bir çatı şeklindedir. Kiralanmış dairelerde, girişlerdeki cam cepheler ve antrasit renkli kapalı garaj kapıları sırayla birbirini izlemektedir. Ahşap kapılar ve pencere pervazları aynı gri renge boyanmıştır. Nerdeyse dokunulabilecek mesafede olan çatılar yağmura karşı siper vazifesi görmektedir.