Detaylar ve çeşitlilik
CEBRA, konut içersinde hareketliliği değişiklik ile sağlıyor. Sadece konutun sedir cephe kaplamasına bakarak bile ana binaya mı, yoksa eklentilerden birine mi baktığınızı anlayabilirsiniz: Ana binanın cephesi yatay levhalar ile kaplanmış iken, eklenti kısımların cepheleri farklı genişlikte düşey levhalar ile kaplanmıştır. Yukarı ve aşağı. Küçük pencereler büyük pencerelere, geniş levhalar dar levhalara ve düşey yataya dönüşüyor.
Işık
En farklı ışık ve en iyi manzara en üst katta yer alıyor. Burada, balkonun yerini manzara belirliyor. Çatıya yerleştirilmiş, birbirini takip eden dört VELUX çatı penceresi, oturma odasına geniş bir bant şeklinde gün ışığı alıyor. Geniş, döşemeden tavana uzayan pencereler manzarayı çerçeveliyor. Balkona çıkış kapısını da içeren en geniş kesitli bu pencere cephede çatı eğimini takip ediyor ki bu da sanki pencerenin eğimli olduğu hissini doğuruyor. En küçük odada yer alan küçük bir pencere, bahçeyi oldukça ender görüldüğü bir açıdan yakalıyor ve gözleri, 1800’lerden kalma bir peyzaj resmi gibi yemyeşil doğaya yönlendiriyor.
Detaylar ve çeşitlilik
CEBRA, konut içersinde hareketliliği değişiklik ile sağlıyor. Sadece konutun sedir cephe kaplamasına bakarak bile ana binaya mı, yoksa eklentilerden birine mi baktığınızı anlayabilirsiniz: Ana binanın cephesi yatay levhalar ile kaplanmış iken, eklenti kısımların cepheleri farklı genişlikte düşey levhalar ile kaplanmıştır. Yukarı ve aşağı. Küçük pencereler büyük pencerelere, geniş levhalar dar levhalara ve düşey yataya dönüşüyor.
Işık
En farklı ışık ve en iyi manzara en üst katta yer alıyor. Burada, balkonun yerini manzara belirliyor. Çatıya yerleştirilmiş, birbirini takip eden dört VELUX çatı penceresi, oturma odasına geniş bir bant şeklinde gün ışığı alıyor. Geniş, döşemeden tavana uzayan pencereler manzarayı çerçeveliyor. Balkona çıkış kapısını da içeren en geniş kesitli bu pencere cephede çatı eğimini takip ediyor ki bu da sanki pencerenin eğimli olduğu hissini doğuruyor. En küçük odada yer alan küçük bir pencere, bahçeyi oldukça ender görüldüğü bir açıdan yakalıyor ve gözleri, 1800’lerden kalma bir peyzaj resmi gibi yemyeşil doğaya yönlendiriyor.
Bu proje ile mimari büro CEBRA, villayı baş aşağı çeviriyor. Danimarka Silkeborg yakınlarında 850 m2’lik, göl manzaralı bir parsel üzerinde yer alan villada mimarlar, tasarımın manzara tarafından şekillendirilmesine izin verdiler.
Basit bir fikir
Baş aşağı duran villada bina programı baş aşağı çevrildi: Yatak odaları zemin katta yer alırken, ortak mekanlar ve mutfak üst katta bulunuyor. “Biz, ‘Tek bir cümle veya tek bir çizim binanın neden böyle göründüğünü açıklayabilmeli’ ilkesi ile çalışıyoruz” diyen CEBRA’nın ortaklarından Kolja Nielsen, “Dolayısı ile neden ortak mekanlar ve mutfak üst katta diye sorarsanız, cevap kısaca: Çünkü göl manzarasının en güzel görüldüğü yer orası, olacaktır.” diye ekliyor.
Konut
Mimarlarına göre konutun tasarımı, ortak alan veya bahçe içersine yerleştirilmiş dörtgensel ayrık ev tipolojisine bir karşı duruş. Mimar Kolja Nielsen, Baş Aşağı Villa’nın kompozit bir konut olduğunu, çok açılı şekli sayesinde bahçe içersinde dörtgensel bir konuttan çok daha iyi bir şekilde çevresi ile bütünleştiğini açıklıyor.
Uygulamada konut, ortak mekanları içeren bir ana binadan oluşuyor. Bu ana binaya eklenen yatak odaları, teras ve sundurma gibi uzantılar aynı zamanda bahçede korunaklı köşeler oluşturuyorlar. Sedir ağacı cephe kaplamaları ve çinko çatı kaplaması ile konutun, yeşil peyzaj içersinde gri bir vurgu noktası oluşturması hedefleniyor.
Detaylar ve çeşitlilik
CEBRA, konut içersinde hareketliliği değişiklik ile sağlıyor. Sadece konutun sedir cephe kaplamasına bakarak bile ana binaya mı, yoksa eklentilerden birine mi baktığınızı anlayabilirsiniz: Ana binanın cephesi yatay levhalar ile kaplanmış iken, eklenti kısımların cepheleri farklı genişlikte düşey levhalar ile kaplanmıştır. Yukarı ve aşağı. Küçük pencereler büyük pencerelere, geniş levhalar dar levhalara ve düşey yataya dönüşüyor.
Işık
En farklı ışık ve en iyi manzara en üst katta yer alıyor. Burada, balkonun yerini manzara belirliyor. Çatıya yerleştirilmiş, birbirini takip eden dört VELUX çatı penceresi, oturma odasına geniş bir bant şeklinde gün ışığı alıyor. Geniş, döşemeden tavana uzayan pencereler manzarayı çerçeveliyor. Balkona çıkış kapısını da içeren en geniş kesitli bu pencere cephede çatı eğimini takip ediyor ki bu da sanki pencerenin eğimli olduğu hissini doğuruyor. En küçük odada yer alan küçük bir pencere, bahçeyi oldukça ender görüldüğü bir açıdan yakalıyor ve gözleri, 1800’lerden kalma bir peyzaj resmi gibi yemyeşil doğaya yönlendiriyor.
Bu proje ile mimari büro CEBRA, villayı baş aşağı çeviriyor. Danimarka Silkeborg yakınlarında 850 m2’lik, göl manzaralı bir parsel üzerinde yer alan villada mimarlar, tasarımın manzara tarafından şekillendirilmesine izin verdiler.
Basit bir fikir
Baş aşağı duran villada bina programı baş aşağı çevrildi: Yatak odaları zemin katta yer alırken, ortak mekanlar ve mutfak üst katta bulunuyor. “Biz, ‘Tek bir cümle veya tek bir çizim binanın neden böyle göründüğünü açıklayabilmeli’ ilkesi ile çalışıyoruz” diyen CEBRA’nın ortaklarından Kolja Nielsen, “Dolayısı ile neden ortak mekanlar ve mutfak üst katta diye sorarsanız, cevap kısaca: Çünkü göl manzarasının en güzel görüldüğü yer orası, olacaktır.” diye ekliyor.
Konut
Mimarlarına göre konutun tasarımı, ortak alan veya bahçe içersine yerleştirilmiş dörtgensel ayrık ev tipolojisine bir karşı duruş. Mimar Kolja Nielsen, Baş Aşağı Villa’nın kompozit bir konut olduğunu, çok açılı şekli sayesinde bahçe içersinde dörtgensel bir konuttan çok daha iyi bir şekilde çevresi ile bütünleştiğini açıklıyor.
Uygulamada konut, ortak mekanları içeren bir ana binadan oluşuyor. Bu ana binaya eklenen yatak odaları, teras ve sundurma gibi uzantılar aynı zamanda bahçede korunaklı köşeler oluşturuyorlar. Sedir ağacı cephe kaplamaları ve çinko çatı kaplaması ile konutun, yeşil peyzaj içersinde gri bir vurgu noktası oluşturması hedefleniyor.
Bu proje ile mimari büro CEBRA, villayı baş aşağı çeviriyor. Danimarka Silkeborg yakınlarında 850 m2’lik, göl manzaralı bir parsel üzerinde yer alan villada mimarlar, tasarımın manzara tarafından şekillendirilmesine izin verdiler.
Basit bir fikir
Baş aşağı duran villada bina programı baş aşağı çevrildi: Yatak odaları zemin katta yer alırken, ortak mekanlar ve mutfak üst katta bulunuyor. “Biz, ‘Tek bir cümle veya tek bir çizim binanın neden böyle göründüğünü açıklayabilmeli’ ilkesi ile çalışıyoruz” diyen CEBRA’nın ortaklarından Kolja Nielsen, “Dolayısı ile neden ortak mekanlar ve mutfak üst katta diye sorarsanız, cevap kısaca: Çünkü göl manzarasının en güzel görüldüğü yer orası, olacaktır.” diye ekliyor.
Konut
Mimarlarına göre konutun tasarımı, ortak alan veya bahçe içersine yerleştirilmiş dörtgensel ayrık ev tipolojisine bir karşı duruş. Mimar Kolja Nielsen, Baş Aşağı Villa’nın kompozit bir konut olduğunu, çok açılı şekli sayesinde bahçe içersinde dörtgensel bir konuttan çok daha iyi bir şekilde çevresi ile bütünleştiğini açıklıyor.
Uygulamada konut, ortak mekanları içeren bir ana binadan oluşuyor. Bu ana binaya eklenen yatak odaları, teras ve sundurma gibi uzantılar aynı zamanda bahçede korunaklı köşeler oluşturuyorlar. Sedir ağacı cephe kaplamaları ve çinko çatı kaplaması ile konutun, yeşil peyzaj içersinde gri bir vurgu noktası oluşturması hedefleniyor.
Bu proje ile mimari büro CEBRA, villayı baş aşağı çeviriyor. Danimarka Silkeborg yakınlarında 850 m2’lik, göl manzaralı bir parsel üzerinde yer alan villada mimarlar, tasarımın manzara tarafından şekillendirilmesine izin verdiler.
Basit bir fikir
Baş aşağı duran villada bina programı baş aşağı çevrildi: Yatak odaları zemin katta yer alırken, ortak mekanlar ve mutfak üst katta bulunuyor. “Biz, ‘Tek bir cümle veya tek bir çizim binanın neden böyle göründüğünü açıklayabilmeli’ ilkesi ile çalışıyoruz” diyen CEBRA’nın ortaklarından Kolja Nielsen, “Dolayısı ile neden ortak mekanlar ve mutfak üst katta diye sorarsanız, cevap kısaca: Çünkü göl manzarasının en güzel görüldüğü yer orası, olacaktır.” diye ekliyor.
Konut
Mimarlarına göre konutun tasarımı, ortak alan veya bahçe içersine yerleştirilmiş dörtgensel ayrık ev tipolojisine bir karşı duruş. Mimar Kolja Nielsen, Baş Aşağı Villa’nın kompozit bir konut olduğunu, çok açılı şekli sayesinde bahçe içersinde dörtgensel bir konuttan çok daha iyi bir şekilde çevresi ile bütünleştiğini açıklıyor.
Uygulamada konut, ortak mekanları içeren bir ana binadan oluşuyor. Bu ana binaya eklenen yatak odaları, teras ve sundurma gibi uzantılar aynı zamanda bahçede korunaklı köşeler oluşturuyorlar. Sedir ağacı cephe kaplamaları ve çinko çatı kaplaması ile konutun, yeşil peyzaj içersinde gri bir vurgu noktası oluşturması hedefleniyor.
|
|