Tavsiye mesajı gönder

 
Home > Turkey > Profesyoneller > Yaratıcı Fikirler > Uluslararası Mimari Projeler > Kamu Binaları > Kültürel Binalar & Oteller > Besidka

Besidka

1    Çizimler    PDF

3036-01-LOI_h424.jpg
3036-01-LOI_h424.jpg
3037-01-LOI_w568.jpg
3038-01-LOI_w568_h424.jpg
3040-01-LOI_w568.jpg
3041-01-LOI_w568.jpg
3042-01-LOI_w568.jpg
3039-01-LOI_w568.jpg
3044-01-LOI_w568_h424.jpg
3043-01-LOI_w314_h424.jpg
2889-01-LOE_h424.jpg
 
Sağlıklı iletişim ve ortaklık ile kurulan işbirliği
Müşteri ve mimar arasında kurulan iletişim ve yapılan karşılıklı görüşmeler ya dahiyane ve yaratıcı ya da talihsiz ve yıkım getiren sonuçların ortaya çıkmasına yol açabilir. Roman Koucky bu konudaki görüşlerini şu sözcüklerle dile getirmektedir: “Eğer keyifli bir diyalog ve karşılıklı anlayış varsa sonuç her zaman bu diyalog ve anlayışı yansıtacaktır. Eğer müşteri cömertse ve size en azından belirli bir miktarda düşünce ve mimari özgürlük veren net ve açık bir programı varsa ortaya çıkan sonuç çok ilgi çekici ve hatta hayranlık uyandırıcı olabilir. Her evin kendi kuralları olduğu, mimari tasarım ve projeler belirli kısıtlama ve sınırlamalar dikkate alınarak yapıldığın için, mimarın özgürlüğünde bir sınır olması gerektiği hiç tartışma götürmeyecek bir gerçektir”. Roman Koucky sözlerine şu hususları vurgulayarak devam etmektedir: “Besidka bugünkü görünümünü müşteri Bay Boháč’ın ev için yaptığı çok yönlü çalışmaları ve güçlü duygularına ve neredeyse deli saçması olarak nitelendirilebilecek fikirlerine borçludur. Bununla birlikte en büyük pay hiç şüphesizdir ki görevlerini net ve açık bir şekilde ve tam olarak anlayan, inançlı ve kararlı bir şekilde çalışan ve müşterinin tam güvenini kazanan ve görevinin en önemli faktörlerinden birisi olarak en iyi şekil, malzeme veya çözümü bulmak için araştırma yapması gerektiğinin bilincinde olan inşaat müteahhidine aittir. Tüm iş müşteri, mimar ve müteahhitten oluşan bu temel üçgen içinde gerçekleştirildi.”

Roman Koucky ayrıca şu noktaların da önemli olduğunu vurgulamaktadır: “ İnşaat sürecinde, herkesin kendine düşen özel işlevi yerine getirmesi çok önemlidir. Bu süreçte inşaat müteahhidi yerel kişilerden oluşan bir gruptu. İnşaat sürecinin sonunda, halen faaliyet ve varlığını sürdüren “İnşaat Müteahhitleri Odası Birliği” kurulmuştur. İnşaatın önemli bir bölümünü bu insanlar bizzat elleriyle yaptılar ve yarattılar – el işçiliği ve detaylar çok önemlidir. Sanatçılar ve özel ihtisas sahibi zanaatkar ve ustalar da dahil olmak üzere çok sayıda değişik meslekten insan, Besidka’nın renovasyon projesine katıldı. Örneğin seramik tasarımcısı Martin Ceplecha binanın heykel bölümlerini gerçekleştirdi ve çok sayıda sanatçı, karoların ve tuğlaların boyanmasına katıldı.”
Sağlıklı iletişim ve ortaklık ile kurulan işbirliği
Müşteri ve mimar arasında kurulan iletişim ve yapılan karşılıklı görüşmeler ya dahiyane ve yaratıcı ya da talihsiz ve yıkım getiren sonuçların ortaya çıkmasına yol açabilir. Roman Koucky bu konudaki görüşlerini şu sözcüklerle dile getirmektedir: “Eğer keyifli bir diyalog ve karşılıklı anlayış varsa sonuç her zaman bu diyalog ve anlayışı yansıtacaktır. Eğer müşteri cömertse ve size en azından belirli bir miktarda düşünce ve mimari özgürlük veren net ve açık bir programı varsa ortaya çıkan sonuç çok ilgi çekici ve hatta hayranlık uyandırıcı olabilir. Her evin kendi kuralları olduğu, mimari tasarım ve projeler belirli kısıtlama ve sınırlamalar dikkate alınarak yapıldığın için, mimarın özgürlüğünde bir sınır olması gerektiği hiç tartışma götürmeyecek bir gerçektir”. Roman Koucky sözlerine şu hususları vurgulayarak devam etmektedir: “Besidka bugünkü görünümünü müşteri Bay Boháč’ın ev için yaptığı çok yönlü çalışmaları ve güçlü duygularına ve neredeyse deli saçması olarak nitelendirilebilecek fikirlerine borçludur. Bununla birlikte en büyük pay hiç şüphesizdir ki görevlerini net ve açık bir şekilde ve tam olarak anlayan, inançlı ve kararlı bir şekilde çalışan ve müşterinin tam güvenini kazanan ve görevinin en önemli faktörlerinden birisi olarak en iyi şekil, malzeme veya çözümü bulmak için araştırma yapması gerektiğinin bilincinde olan inşaat müteahhidine aittir. Tüm iş müşteri, mimar ve müteahhitten oluşan bu temel üçgen içinde gerçekleştirildi.”

Roman Koucky ayrıca şu noktaların da önemli olduğunu vurgulamaktadır: “ İnşaat sürecinde, herkesin kendine düşen özel işlevi yerine getirmesi çok önemlidir. Bu süreçte inşaat müteahhidi yerel kişilerden oluşan bir gruptu. İnşaat sürecinin sonunda, halen faaliyet ve varlığını sürdüren “İnşaat Müteahhitleri Odası Birliği” kurulmuştur. İnşaatın önemli bir bölümünü bu insanlar bizzat elleriyle yaptılar ve yarattılar – el işçiliği ve detaylar çok önemlidir. Sanatçılar ve özel ihtisas sahibi zanaatkar ve ustalar da dahil olmak üzere çok sayıda değişik meslekten insan, Besidka’nın renovasyon projesine katıldı. Örneğin seramik tasarımcısı Martin Ceplecha binanın heykel bölümlerini gerçekleştirdi ve çok sayıda sanatçı, karoların ve tuğlaların boyanmasına katıldı.”
 
 
Roman and Martina Portyková koucky-arch.cz | Çek Cumhuriyeti| Fotoğraflar: Ester Havlová

Besidka, Çek Cumhuriyeti'nde bulunan eski bir Rönesans binasının; esaslı, yumuşak, asil ve hepsinden önemlisi çok anlamlı bir çatı katı dönüştürme projesi ile, çok ve farklı kültürleri bünyesinde barındıran sanatsal bir tasarım oteli olarak yeniden hayat bulmasının hikâyesidir.
www.besidka.cz
 
 
İşlevsellik 
Binada üç kat bulunmaktadır: Alt katta yardımcı tesis ve teçhizatı ile pub bölümü ve üst iki katta ise Sklep Tiyatrosu'nun sadece 8 asil üyesi olduğundan, toplam 8 adet olarak tasarlanan otel odaları yer alır.

Roman Koucky pub bölümüyle ilgili anılarını gülümseyerek şu şekilde anlatmaktadır: Pub’ı tasarlarken amacımız bu pubın Kadife Devrimden çok kısa bir süre sonra ve bilahare varlığını sürdürdüğü 15 yıl boyunca yaratmış olduğu atmosfer ve ambiyansı korumaktı. Mutfak ve mutfak araç gereç ve teçhizatının esaslı ve hayli yüksek maliyetli bir tadilata ihtiyacı olmasına rağmen, düzenli ve gedikli müşterilerimiz gelip “Hey, ne hoş, burayı, ne hoş boyamışsınız” diyorlardı. Bizim için bu yorum, “Besidka’nın” kendisine özgü atmosfer ve ambiyansını, pub’ın atmosfer ve ambiyansında da aynen sürdürme plan ve amacımızı tam olarak gerçekleştirebildiğimizi işaret etmekteydi.”

Dahiyane mekanlar
- ve tavan arasının altındaki ışık izlenimleri. Birinci katta hakim olan öğe; orijinal tonozlar, tarihi alanlar ve bir çok durumda mükemmel korunmuş olan dış cephe sıvasıdır. Esasen otel odaları tarihi bir atmosfer ve mekan hissi veren bu alanların içine yerleştirilmiştir. Pencerelerin pek çoğundan gelen aydınlık pencere boşluklarının orijinal yerleşiminden sağlanmaktadır. Bu odalara yalnızca bazı yeni malzemeler, renkler ve odanın içine banyo ve gardırop ünitesi ilave edilmiştir.

İkinci katta, yeniden canlandırma sürecinde, mevcut tavan arasına entegre edilen yeni oda bölmelerinin yer aldığı çatı katı bulunmaktadır. Roman Koucky odaları şöyle betimliyor, “Adeta hiç tavan arası yokmuş gibi görünmesine çalıştık ve beş odadan yalnızca birisinde kahverengi ahşap döşeme tahtalarıyla bitirilmiş açılı duvarları görebilirsiniz. Bu odaya, Slavonice’den gelen Sklep Tiyatrosu'nun devamlı müşterisi olan “Bay Zampa”nın adı verilmiştir. Diğer tüm odalar çatı yapısının farkındalığını fiilen ortadan kaldıracak şekilde tasarlanmıştır. Kavisli ahşap kemerleri ve aydınlatma armatürlerini, ışığın nerden geldiğini fark etmeyeceğiniz şekilde yerleştirmemizin sebebi budur. Bütün mekan açılı duvarları gizleyecek şekilde biçimlendirilmiştir. Öyle zannediyorum ki, çatıyı değiştirmeden veya geniş çatı veya Arnavut bacaları kullanmadan tavan arasında olma hissini ortadan kaldırmayı başardık. Burada bir gece kalmak yetmez. En az sekiz kez kalmalısınız. Her oda gün doğuşunda ve gün batımında farklı bir görünüm almaktadır. Ve her odanın kendisine özgü bir atmosferi ve manzarası vardır”.
 
Sağlıklı iletişim ve ortaklık ile kurulan işbirliği
Müşteri ve mimar arasında kurulan iletişim ve yapılan karşılıklı görüşmeler ya dahiyane ve yaratıcı ya da talihsiz ve yıkım getiren sonuçların ortaya çıkmasına yol açabilir. Roman Koucky bu konudaki görüşlerini şu sözcüklerle dile getirmektedir: “Eğer keyifli bir diyalog ve karşılıklı anlayış varsa sonuç her zaman bu diyalog ve anlayışı yansıtacaktır. Eğer müşteri cömertse ve size en azından belirli bir miktarda düşünce ve mimari özgürlük veren net ve açık bir programı varsa ortaya çıkan sonuç çok ilgi çekici ve hatta hayranlık uyandırıcı olabilir. Her evin kendi kuralları olduğu, mimari tasarım ve projeler belirli kısıtlama ve sınırlamalar dikkate alınarak yapıldığın için, mimarın özgürlüğünde bir sınır olması gerektiği hiç tartışma götürmeyecek bir gerçektir”. Roman Koucky sözlerine şu hususları vurgulayarak devam etmektedir: “Besidka bugünkü görünümünü müşteri Bay Boháč’ın ev için yaptığı çok yönlü çalışmaları ve güçlü duygularına ve neredeyse deli saçması olarak nitelendirilebilecek fikirlerine borçludur. Bununla birlikte en büyük pay hiç şüphesizdir ki görevlerini net ve açık bir şekilde ve tam olarak anlayan, inançlı ve kararlı bir şekilde çalışan ve müşterinin tam güvenini kazanan ve görevinin en önemli faktörlerinden birisi olarak en iyi şekil, malzeme veya çözümü bulmak için araştırma yapması gerektiğinin bilincinde olan inşaat müteahhidine aittir. Tüm iş müşteri, mimar ve müteahhitten oluşan bu temel üçgen içinde gerçekleştirildi.”

Roman Koucky ayrıca şu noktaların da önemli olduğunu vurgulamaktadır: “ İnşaat sürecinde, herkesin kendine düşen özel işlevi yerine getirmesi çok önemlidir. Bu süreçte inşaat müteahhidi yerel kişilerden oluşan bir gruptu. İnşaat sürecinin sonunda, halen faaliyet ve varlığını sürdüren “İnşaat Müteahhitleri Odası Birliği” kurulmuştur. İnşaatın önemli bir bölümünü bu insanlar bizzat elleriyle yaptılar ve yarattılar – el işçiliği ve detaylar çok önemlidir. Sanatçılar ve özel ihtisas sahibi zanaatkar ve ustalar da dahil olmak üzere çok sayıda değişik meslekten insan, Besidka’nın renovasyon projesine katıldı. Örneğin seramik tasarımcısı Martin Ceplecha binanın heykel bölümlerini gerçekleştirdi ve çok sayıda sanatçı, karoların ve tuğlaların boyanmasına katıldı.”
Tarihi geçmiş ve konum
1989 yılındaki Kadide Devrimi'nden sonra Slavonice’de bulunan ve Gotikler tarafından atılan temeller üzerine inşa olunan Rönesans evi, Prag’daki Sklep Tiyatrosu'nda çalışan bir grup tarafından satın alındı ve bir “Besidka’ya” dönüştürüldü: Alışılmış çizgilerin dışında bir kültür evi ve yaz döneminde sanata yönelik çalıştay ve atölye çalışmaları için fiziki imkanlar sunmak üzere misafir odaları ve bir pub’ı olan bir otel.

“Besidka” sadece Sklep Tiyatrosu ile anılmamaktaydı, aynı zamanda Maříž çömlekçilik ve diğer çok sayıda sanatçı ile de ilişkili çağrışımlar yapmaktaydı. 1990’lı yıllar boyunca düzenlenen resmi programların bir parçası olan ve sanat, müzik, tiyatro ve kullanıcılarının (ağırlıklı olarak öğrenciler, asistanlar ve eğiticiler) ilgisini çeken herhangi bir başka konuya yönelik olarak düzenlenen çalıştay ve atölye çalışmalarını kapsayan “Ruhsal Deneyimler Yaz Okulu” da Besidka’daki çalışma ve faaliyetler arasındaki yerini almıştır.

Koucky-arch.cz firmasından mimar Roman Koucky’e göre, ‘Besídka’, uzun bir süre buluşma yeri ve merkezi bir nokta görevi gördü ve 1980’lerin sonuna kadar, Prag’ın daha gelişmiş olan kesimi ile nüfusu tamamen azalmış ve manen tükenmiş olan sınır bölgesi arasında bağlantıyı sağladı. ‘Besídka’ olmadan ‘Slavo-nice” Slavonice olamazdı.

Roman Koucky’nın ifadesine göre, ‘Besídka’ sayesinde şehirde birçok başka etkinlik gerçekleştirilmektedir, böylelikle her zaman bir faaliyet söz konusudur. 

Kavramsal yaklaşım 
– yeniden canlandırma süreci Kadife Devrimi'nden sonraki ilk 15 yıl boyunca binanın yoğun şekilde kullanılması neticesinde, günlük aşınma ve yıpranma izleri belirgin hale gelmeye başladığından ortaya çıkmıştır. Ancak Besídka projesi alışılmış bir tadilat projesi değildi. Binada gerçekleştirilen işlemin özünü anlatan, daha doğru ifade “yeniden canlandırmadır”. Mimar Roman Koucky, “Amaç sıradan bir oda-kahvaltı hizmeti veren mekanı, 3 yıldızlı bir otele dönüştürmek ve aynı zamanda özel ‘Besídka’ atmosferini korumaktı. Belki de bunun için “sanat oteli” veya “tasarım oteli” ifadesi daha uygun olur” demektedir.

Binanın uzun bir geçmişe dayanan ilginç bir hikâyesi olduğundan, kavramsal çalışmalarda, tarihi geçmiş de ele alınmıştır. Bütün tarihsel izler katmanlar oluşturmaktadır ve zaman zaman bu katmanlar öylesine yoğunlaşırlar ki nerdeyse fark edilemez hale gelirler. Dolayısıyla biz de zamanın örtüsünü kaldırmak için –eski mutfak ve bulaşıkhanenin bulunduğu yerde siyah bir banyo yaratmak gibi bazen mecazi olarak, bu öğelerin bazılarını ortaya çıkarmaya çalıştık.

Roman Koucky sözlerini şöyle tamamladı, “Ben her zaman bir şeyleri farklı yapmaya uğraşırım, zira 21. yüzyılda yaşıyoruz. Mekanın bıraktığı izlenim ve formasyon buna uygun olmalıdır. Bugün geçmişte sahip olmadığımız kapasiteye sahipsek, o zaman bunu neden kullanmayalım? İşleri geçmişte yaptığım şekilde yapamam. Çağdaş bir yaklaşım aramalıyım. Temel kural budur.”