Çocuklar istenmiyor
"Bu bölgede evleri inşaa etmek için izin alınması hiç zor olmadı," diyor projenin yöneticisi Egon Brink. "Ancak yerel yetkililer oldukça sıradışı bir istekte bulundular - hiçbir ev 3'den fazla odaya sahip olmayacak! Evlerin az odalı inşaa edilme zorunluluğu, çok çocuklu aileler için tercih edilmemeleri amacıyla alınmış bir önlemdi aslında. Bunun nedeni ise çevredeki yerel okulların, yeni yapılanma ile, öğrenci sayısında olacak ani artışı kaldırabilecek kapasiteye sahip olmamalarıydı. Kısaca 124 m2'lik taban alanına sahip, en geniş evlerin dahi sadece 3 odalı olarak dizayn edilmeleri gerekliydi. Bununla birlikte iç mimaride yapılan değişiklikler, hem duvar yükseklikleri ve hem de aydınlatma açısından geleneksel olmayan ev tiplerini doğurdu. Her ne kadar çocuklara engel olunmak istense de, birçok evin kapı önünde bisikletler ve çocuk arabaları yine de mevcut.
Mimari uyum
Soluk sarı harç ile sıvanmış tuğla ön cepheleriyle evler, çevrelerindeki yeşil çimen ve ağaçlar arasında adeta ışıldamakta. Çinko ile kaplı çatılar ise gökyüzünü yansıtmaktadır. Tüm pencere ve kapılar koyu renk kaplamaları ile, açık renk duvarlarla kontrast yaratmakta.
"Çoğunlukla yapı'nın basitliği ve hassas formlarıyla çalıştık," diye açıklıyor mimar Egon Brink. "Bu sebeple saçak kullanılmadı ve tüm pencereler cephe ile aynı hizada yerleştirildi."
Çizim ofisinin mimarideki tutumu, projede açıkça kendini göstermekte, adeta aynı bloktan kesilmişcesine yan yana dizilmiş evler; hiçbir ani atlama ya da farklı geçişler olmaksızın birbirini izleyen pencereler, cepheler ve çatılar.
Fark yaratan ışık
Birçok ebatta pencere kullanılmış - teras kapısı ile uzun bölüm, daha geleneksel boyda pencereler ve küçük, dar pencereler. Seçilen plana göre evler derinlemesine yerleştirildiğinden, aydınlatmanın yetersiz kalacağı düşünülmüş. Bu sebeple, dış duvarlardaki pencerelerden alınan ışık, başka bir ışık kaynağı ile arttırılarak, merdiven boşluğu ve daha derindeki oturma odalarına taşınmış. Çatı katlarında ise VELUX çatı pencereleri kullanılmış.
Evlerin içinde, aksi takdirde ışıksız kalacak olan köşeler, dolaylı ışık ile aydınlatılmış; odalar arasındaki pencereler ışığın 12 m derinliğindeki evlerin içinde, kendiliğinden yolunu bularak akmasını sağlamıştır. Kullanılan birçok ışık oyunu, insana boşluk hissini yaşatmakta, içerideki merdivenler önce yukarı, sonra aşağı inip çıkarken, en son tırmanışta ise güneş, ay ve yıldızların izlenebildiği ve kuşların uçup geçtiği bir pencereyle çatı katına açılıyor.